Veri Envanteri ve Akış Diyagramları

Her şey zehirdir, mühim olan dozudur.

(Paraselcus)

Peki verinin fazlası da zehir midir? Cevap basit elbette. Genel olarak gördüğümüz, firmalar teknolojinin de sağladığı imkanlar ile her bilgiyi toplamakta sınır tanımıyorlar. Bunun en büyük nedeni analizlerin iyi yapılamaması. Biz ülke olarak zaten analiz kısmından çabuk sıkılıyoruz. “Bu veri gerçekten gerekli mi?” “Tek başına bir anlam ifade ediyor mu?” gibi soruları genelde sormak yerine madem alabiliyoruz alalım o zaman ilkesi ile hareket ediyoruz. Sonuç olarak ta firmalarımız veri çöplükleri içerisinde kalıyor ya da çevirmesi zor büyüklerdeki verileri ile boğuşmaktan strateji geliştirmeye gücümüz kalmıyor.

Bunu çözmenin en pratik yolu birkaç adım geri çekilip verinizi dışarıdan bir göz ile incelemek. Tabii bizden de isteyebilirsiniz 🙂

Kısaca aşamaları da buraya not edelim:

  • Verinizin Envanterini Çıkarmak:  Elimizde ne var, hangi kaynaktan hangi veriyi okumaktayız? Zaten bu aşamada gereksiz veriler kendilerini belli etmeye başlayacaklardır.
  • Verinize Değer katın :  Elinizdeki veriyi başka hangi veriniz ile birleştirebilir ya da denetleyebilirsiniz? Denetlemekten kastımız, doğruluk ve geçerlilik analizlerinin yapılması, eksik verilerin tamamlanması hatta tekilleştirilmesi ve tabi ki birleştirilmesi. Bu aşamada da “Master Data Management” konusunda giriş yapmış oluyorsunuz bonus olarak.
  • Verinizi İşleyin:  Veri Madenciliği gerçekten te tam manasını içeren bir tanım. Bir maden işler gibi verinizi arındırmalı ve farklı analizler ile gerçek değerini ortaya çıkarmalısınız.
  • Verinizi Kullanın:  Veriye dayalı kararlarınızı alabilirsiniz. Buradaki kritik durum, kararların da doğruluk oranlarını kontrol etmenizin gerekliliği. Yani sadece belirli değişimler ya da hedefler belirlemek yeterli değil. Bunların da doğrululukları anlık olarak kontrol altında olmalı.  Bir maden işler gibi verinizi arındırmalı ve farklı analizler ile gerçek değerini ortaya çıkarmalısınız. Boşuna veri madenciliği denilmemekte.
  • Verinizi Koruyun:  Korumak denince hemen aklımıza siber güvenlik kuralları geliyor. Oldukça da doğru, her gün yeni bir “hacking” haberi ile karşılaşıyoruz. Ama bu yeterli değil. Yedekleme sistemleri, süreklilik çözümleri ve biraz da performans çalışmaları bu konunun başlıkları altında.

Peki sizler bu sistemin neresindesiniz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir